Hafifçe esen rüzgar, güneş ve Creative EP-630i…

Çalışmaya başladıktan sonra, insan boş zamanlarında deniz, havuz, güneş vb. aktiviteleri neden yapmadığını, evde malak malak oturduğunu keşke sorgulasa 🙂 Çalışmaya başlayalı 3 hafta oldu; taşınma, işe alışma derken yaz geçiyor ve ben yine denize ya da havuza gidememiş olarak bu yazı da geçiriyorken, bu hafta sonu annemin yanına Şile’ye gittim. Cumartesi günü aniden çıkan ama çok çok verimli olan eğitim nedeni ile sadece 1 gün ‘denize’ girme fırsatı buladildim.

Asıl amacım havuza girmekti. Denizi seven bir insan değilim, hele ki Karadeniz’den hiç mi hiç hazzetmem. İnsan’da nereye giriyorum acaba hissi uyandırıyor, nedeni de rengi tabii ki. Ege’de olsam denizden çıkmazdım; masmavi, dibini görebiliyorsun. Neyse biraz deniz, biraz güneş sefası… pancar oldum yine. Kıpkırmızı bir surat, şerit olmuş bir bacak ve yarın birhayli ağrıyacağını düşündüğüm iki omuz.

Creative EP-630i Kulaklıklar

Yanıma kitap almayı unutmuşum. Malum, havuz bekliyordum, deniz çıktı bahtıma. Hoş deniz kabuğu topladım, sevgilime kolye yaparım diye ama özel iğne lazımmış, normali kırabilirmiş. Neyse, biraz müzik dinleyeyim dedim. Malum çocuk sesleri, hit müzikler ve garip muhabbetler.

Aldım iPhone’umu elime, ki iPhone’u denize götürmek yapabileceğiniz en kötü aktivitelerden biri. Aldım iPhone’u, taktım kulaklıklarımı, ilk önce Katy Perry, Sertab vs. derken bir güzel güneşlendim.

Birz kulaklıktan bahsedelim, malum yazımızın başlığına da girdi. Kulaklığı ilk alırken bu kadar iyi bir performans vereceğini düşünmemiştim. Yorumlarda, telefonun insan beynini sub-woofer olarak kullandığını yazmıştı biri, inanmamıştım ama alıp deneyince bunun doğru olduğunu anladım.

İlk aldığımda ses kalitesi çok iyi gelmemişti. Keza kulaklarım hala eski kulaklığıma alışmış ve henüz Creative’ler tam olarak açılmamıştı. Arada 2 hafta geçti ve kulaklarım bu kulaklığa alıştı, aynı zamanda da ses kalitesi vadettiğine dönmeye başladı. Zaten kulak içi kulaklıklar olduğundan ses yalıtım harika. Bunu şöyle anlatabilirim; kulağınıza stetoskop takmışsınızdır küçükken. Hatırlayın, bir anda tüm sesler kesilirdi; işte aynı durum bu kulaklıklar için de geçerli. Bir anda etraftaki sesin yüzde 80’i kayboluyor. Sadece bass sesler geliyor ki bu da çok normal. Zaten dinlediğiniz müzik çalmaya başladığında dışarıdaki seslerin hiçbirini duymuyorsunuz. 30cm yakınınızdan sizinle konuşmaya çalışan annenizin sesini de duymamanızı sağlıyor 🙂 Hele ki öğüt verme modundaysa. Bazen büyüklerimizin, bizim büyüdüğümüzü kabul etmeleri zor oluyor. Bakalım aynı duyguları ben çocuğum benim yaşlarıma geldiğinde yaşayacak mıyım..?

Tüm gün hafif esen rüzgar, güneş, sertab-katy ve yeni Creative kulaklıklarım sayesinde etrafın sesini susturup sanki tek başıma tatile çıkmışım gibi hissettim. Kısa süreli de olsa güzel bir duygu.

Lakin şu anda çok yandığım için vantilatörü diktim üstüme, sabaha kadar güzel uyuyacağım ama yarın iş yerinde cayır cayır yanmaktan kaçabileceğimi hiç sanmıyorum. Umarım vantiltör sabaha kadar biraz olsun yanıklarımı esmere çevirir 🙂

Uyku vakti…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir