Bazı oyuncular övgüyü gerçekten hak ediyor. Peki neden?

Bugün bir haber okudum. Haberde Natalie Portman’ın ne kadar acı çektiği ile ilgili bir başlık atılmıştı. E tabi böyle bir başlığı görünce insan merak ediyor; tıkladım okudum.

Haberde, Natalie’nin son filmi ‘Black Swan’ ile Altın Küre’ye aday olduğundan söz etmiş. Film bir balerinin hayatı ile ilgili sanıyorum, konusunu okumadım henüz.

Biraz daha okuyucunca bunu gerçekten hak ettiğini anladım. Haber milliyet‘te yer alıyor. Natalie şunları demiş:

“Dans eğitimi çekimlerden bir yıl önce günde iki saatle başladı. Altı ay sonra günde beş saat ve son iki ayda günde sekiz saatti”

Bunu okuduktan sonra aklıma diğer aktörlerin yaptıkları geldi.

Örnekleri çoğaltalım mı? 🙂

Tom Cruise, ‘The last Samurai’ filminde uzunca bir süre kılıç eğitimi almış ve o hani aynı anda etrafını saran adamlarla kavga ettiği sahnede tam 13 yerinden kesilmiş.

Tom Hanks, ‘Cast Away’ filminde ilk çekim ile diğeri arasında yine 1 seneye yakın bir zamanda spor yaparak o vücuda sahip olmuş.

Charlize Theron‘u unutmak terbiyesizlik olur. The Monster filminde o halini gördüğümde, bu o olamaz demiştim. Hadi yüz makyajlı olur, o kadar kiloyu ne ara aldın. Hani onu da geçtim, Oscar ödüllerinde tekrar mükemmel vücuda nasıl zayıfladın be kadın? (Fotoğraf koyamadım. Gördükçe midem kalkıyor)

Brad Pitt, bir Joe Black’teki haline bakın, bir de Truva filmindeki haline. Bir benzerlik yakalayabilene aşk olsun. Sanki bunlar hiç yokmuş gibi bir de Ocean’s serisinde komedi oynuyor.

Bizim ülkemizde bazı üstatlar ve gerçekten oyuncu olarak gördüklerim haricinde birçoğunun oyunculuğu ….

—nasıl tarif etsem….

Hah…

Jennifer Aniston oyunculuğu. Yaptığı filmlere bir bakın yüzde 95’i romantik komedi ve Aniston hepsinde aynı tipte. İnsan ufak bir değişiklik yapar yahu, yok…

Bizdeki oyuncular da öyle. Bir filmdeki halleri ile diğeri aynı. Dizide ne oynuyorsa filmde de aynı üslup. Emek yok, çaba hiç yok. Ama paraya geldi mi iş tavırlarını koymasını biliyorlar. (Ha diyeceksiniz, onlarda da çaba yok, sadece makyaj süsleme. Bizde de yapılsın efendim. Yapılsın ama oyuncu o makyajı yaptı mı artık kendisi olmasın, karakteri olsun. Bunu da yapamıyorlar, donuk bakışlar, hah)

Haluk Bilginer ne kadar da mükemmeldi ‘New York’ta Beş Minare’ filminde. Bir bakıyorsunuz mükemmel bir baba, bir bakıyorsunuz dindar bir adam. Bir bakıyorsunuz ‘Tatlı Hayat’ta mükemmel bir komedi oyunusu, bir bakıyorsunuz polisi oynuyor.

Şener Şen de öyle keza. Ama o biraz daha üçkaatçılık yapıp, hayatının yarısını komedi, yarısını dram şeklinde oynuyor.

Mesela yenilerden Demet Evgar. Çok iyi bir oyuncu. Bir yandan ‘Beyza’nın Kadınları’ gibi bir filmde oyna, sonra git ‘Bir Kadın Bir Erkek’i çıkar. Kolay bir iş değil. Çok daha fazla sinema filminde oynamalı.

Komedyen diyoruz ama Cem Yılmaz‘ın da aşağı kalır yanı yok. Rahmetli Kemal Sunal‘da Şener Şen’in taktiğini uyguluyordu ölmeden önce. Selçuk Yöntem vs.. (Hakkımda kısmında beğendiğim oyunculara bakarsanız tam listesi var orada)

Oyunculuk emek isteyen bir meslek. Özel hayatınız yok, çalışma saatleri zor. Lakin eğer bu yol seçilmişse bu doğrultuda her role girilmeli. Yok ben öpüşmem, ben hayatta soyunmam, aman oram mı göründü, ben aksiyon oynamam; ay ben hayattan dram oynamam… diyen bir oyuncu olmamalı. En azından bir projeyi reddetme sebepleri bunlar olmamalı.

Sonra gerçeklikten uzak filmler izlemek zorunda kalıyoruz ya da diziler. Misal;

Duygusal bir film çekiliyor. Filmin sadece 1 karesinde öpüşme sahnesi var. Ya da bir sahnede ağlanılması gerekiyordur, bir bakasınız kamera açısı değişmiş ve aktör-aktristimiz hüngür hüngür olmuş. Yani biraz eğitimini alın bari şu işin.

Haftada 40 50 bin liraları götürmeyi biliyorsunuz, sonra oyunculuğa gelince… Bugün Türkiye’nin büyük  şirketlerinin CEO’ları bile sizin kadar almıyor yahu. Ayıptır. Bir öğretmen maaşı 1-2 bin TL arası.

Özetle, oyunculuk özen ister. Öyle eskisi gibi imkansızlıklarımız da yok artık. İstediğimiz zaman istediğimiz filmi çekebiliyoruz. Bunların en büyük örnekleri; Gora, Yahşi Batı, Babam ve Oğlum, New York’ta Beş Minare vs. vs.

Bizim oyuncularımız bu kafayla gittikleri sürece sadece Türkiye’de yerlerinde saymaya devam ederler…

Zaman gelecek ışıkları sönecek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir