Sultan – Okay Tiryakioğlu

Kanuni serisinin ikinci kitabı Sultan – Bir Kanuni Romanı, dili ağır olmasına karşın sürükleyici bir kitap. İlk kitapta Rodos, Belgrad ve Mohaç’ı anlatıyordu yazar. Bu kitapta ise Avrupa’nın Muhteşem Süleyman’la birlikte geldiği son durumu, Pargalı İbrahim Paşa’nın sonunu hazırlayışını, Safevilere karşı seferleri, Estergon’un fethini ve Barbaros Hayreddin Paşa’yı anlatıyor.

Künye

Adı: Sultan

Yazarı: Okay Tiryakioğlu

Türü: Tarihi Roman

Yayın evi: Timaş

İlk Basım: Şubat 2012 (Şu anda 2. basımda)

Sayfa sayısı: 256

Bir önceki kitabın eleştrisinde de söylediğim gibi kitabın ana karakteri Vehimi ile başlıyoruz tekrar. Mohaç, Belgrad ve Rodos gibi büyük zaferlerden sonra Avrupa’nın nasıl bir korku içinde ve vur-kaç taktikleri ile Osmanlı’yı yıldırmaya çalıştığını görüyoruz. Tabii bunların hepsi yine muhteşem çaşıtımız (ajanımız) Vehimi Orhun Çelebi vasıtası ile.

Hatırlayacak olursak, Vehimi, Çelik Hilal’in kurucusu olarak Yavuz Sultan Selim Han tarafından görevlendirilmiş ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde de yıldızı en çok parlayan karakterlerden biri olmuştu.

Avrupa’da karışıklıklar devam ededursun, özellikle Şarlken ve Papa’nın desteklediği Tahmasb’ın liderliğindeki Safeviler özellikle ticaret yollarının kontrolü konusunda Osmanlı’ya sıkıntı yaşatmaya başlıyorlar. Bunun üzerine Kanuni, sefere Pargalı Damat İbrahim Paşa’yı yolluyor. O dönemde yanına da Hürrem Sultan ile iş birliği içinde olan İskender Çelebi’yi Serasker kethüdası tayin ediyor. Şimdi aranızda bu da ne demek diyecekler çıkabilir. Özetle, Serasker’e yani İbrahim Paşa’ya tavsiyeler vermek ve ufaktan denetlemek  için İskender Çelebi’yi görevlendiriyor. Lakin İbrahim Paşa türlü entrikalarla İskender Çelebi’nin ölümünü hazırlıyor. Sonrasında Süleyman Han’da sefere katılıyor ama Safeviler ile net bir savaş yaşanmıyor. Ama ticaret yollarının kontrolünü yeniden sağlamlaştırıyorlar.

Sefer dönüşü Hürrem’in de büyük etkisi ve baskısı ile Kanuni, Pargalı İbrahim’i boğdurtuyor. Bundan sonra da Preveze seferini anlatıyor ve tabii ki Barbaros Hayreddin Paşa’nın zekasının üzerinde duruyor. Sonrasında da Estergon kalesinin fethini anlatıyor. Ama bu iki hikaye kitabın son 50 sayfasında geçiyor. Yani daha çok Safeviler üzerine seferi ve Avrupa’nın durumunu okuyoruz.

Kitabın sonunda ise Hürrem’in artık Kanuni ve Osmanlı üzerinde büyük hakimiyet kurduğunu ve kızı Mihrimah Sultan’ın eşi Rüstem Paşa’yı vezir-i azamlığa getirişini görüyoruz. Unutmadan, şehzade Mehmet Han da çiçek hastalığından vefat ediyor. Bundan ve Pargalı’nın ölümünden dolayı Padişah sürekli bir bunalımın içinde.

Şu anda kitap 1540’ın sonlarında kaldı. Yeni kitapta sanıyorum ilk olarak Mustafa’nın ölümü ele alınacaktır. Artık Mimar Sinan da baş mimar olduğuna göre ona biraz daha fazla değinir diye düşünüyorum.

Kitabın dili oldukça ağır. Serinin ilk kitabı Kanuni’de çok daha hafifken, bu kitapta yazar oldukça coşmuş. Ayrıca ilk kitabı kişilerin kendi anlatımı ile görüyorduk; bu kitapta 3. bir kişi yani yazar anlatıyor. Mektupların birçoğunu ilk kitabın aksine Türkçe’ye çevirmemiş ve hiçbir şey anlamıyorsunuz. Keşke kitabın sonunda ufak bir sözlük yapsaymış, okuması çok daha rahat olabilirmiş. Öyle ki bazı yerlerde gerçekten Fransız kaldığımı söylemeliyim.

Padişahın seferlerini anlatırken, bir yandan da Hürrem’in entrikalarına hiç değinmemiş. Sadece birkaç satırla geçiştirme bir şekilde anlatmış. Bu bana pek inandırıcı gelmiyor. Yani Hürrem gibi bir kadına çok daha fazla yer vermeliydi ama yazar biraz daha lise tarih kitabı havasında anlatmayı seviyor sanırım bu konuları. Şunu demeye çalışıyorum, Hürrem Sultan’ın entrikalarına dair bir tarihi belge yok tabii ki, yazar burada yaratıcılığını kullanmalı, ama o daha çok belgelere bağlı kalmış ve haliyle saray entrikalarına pek değinememiş. Bence çok fazla hayal gücü katıp da eleştirilmekten korkuyor gibi geldi bana.

Sonuç olarak kitap yine sürükleyici. Vehimi karakteri yerine koymaya başlıyorsunuz kendinizi kitabı okudukça ve böyle olması beni kitaba daha da bağladı. Okumanızı tavsiye ederim. Bir yazarın 3 kitapta (Kuşatma 1453, Kanuni ve Sultan) ne kadar farklı üslup kullanabileceğine de şaşacaksınız.

İyi okumalar.

1 Cevap

  1. egemen dedi ki:

    çok sıkıcı bir kitap bune yha bundan sınav olcaz bidee yok yha anlamıorum bu hocaları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir