Bond, James Bond (Skyfall)

Künye

Vizyon tarihi: 2 Kasım 2012 (2s 23dk)

Yönetmen: Sam Mendes

Oyuncular: Daniel Craig, Judi Dench, Javier Bardem,Ralph Fiennes,Ben Whishaw

Tür: Aksiyon, Casusluk, Gerilim

Ülke: ABD, İngiltere

IMDB Notu: 8.1 ile en iyi 250 film arasında 228’inci sıradan girdi listeye.

Box Office: 200 milyon dolarlık film daha ilk hafta sonu 90 milyon dolar kazandı.

TR Box Office: 650 bin kişiye yakın seyirci.

Klasik, bilindik ve eğlenceli James Bond’a dönme eğilimleri göstermesi beni özellikle filmin 2. yarısında çok mutlu etti. Bond demek M’dir, Q’dur, yeni yeni aletler, gösterişli arabalar demektir. Q’nun ona her yeni bir ekipman verdiğinde “Please return the equipment in one piece” demesidir. Moneypenny’nin ona asılması ve Bond’un alaycı ama ciddi tavırlarıdır. Bu filmle sonunda Daniel Craig’in oyunculuk namına bir şeyler kattığını göreceğiz.

İlk 50 dakikada yine klasik bir Daniel Craig’li aksiyon filmi sanki bir Bourne ya da Mission Impossible izliyormuş etkisi verdi. Hatta İstanbul’dan çıkan tren bir anda Adana yollarında gözükünce garip de olduk. Gereksiz ve manasız aksiyon sahneleri belki kabul edilebilir ama bir Bond hiçbir zaman bu kadar atletik ve ciddi olmamıştı, işte bu kabul edilemez. Yani ilk yarı beni hayal kırıklığına uğratıyordu ki 2. yarının başlaması ile daha klasiğe döneceğimizi anladım.

Sonunda Desmond Llewelyn‘yi yani Q’yu adam gibi canlandıracak birini buldular (Ben Whishaw) ve oldukça genç  yıllarca oynar diye düşünüyorum 🙂 Q’nun dahi bakışlarını, aksanını ve bıkmışlığını çok iyi canlandırmış.

Sonunda M rolüne yeniden bir erkek hem de benim Shindler’s List’ten ve English Patient’tan hatırlayacağım ama birçoğunuzun “You know who”  olarak tanıdığı Ralph Fiennes oynuyor (Hayır hayır o Voldemort….). O da yıllarca oynayabilecek bir kalitede oyuncu.

Son bir isim kaldı, klasiklerden ama son filmlerde unutulan bir karakter; Moneypenny (Naomie Harris). Filmin son sahnesinde öyle bir şok yaşattı ki bu karakterin yeniden aramıza katıldığını görmek, gözlerim doldu.

Bu arada filmin konusu; kafayı sıyırıp intikam duygusu ile yanan Javier Bardem’in canlandırdığı Silva karakteri M’i öldürmeye çalışırması. Bond’un da bunu ve gizli ajanların olduğu listeyi çalan ve internetten açıklamaya başlayan Silva’yı engelleme çabaları. Maksat adet yerini bulsun diye konuyu da unutmadan çınlatmak lazım tabii.

Her ne kadar film James Bond’un çocukluğuna inmesiyle, karakterin özeline çok girdiler diye düşünmeme sebep olduysa da, film genel olarak daha mantıklı aksiyonu ve Bond’a özel mimiklerin ve tarzın sonunda Craig tarafında adam gibi canlandırılması ve Javier Bardem’in harika oyunculuğu ile benden geçer notu aldı. Daha da önemlisi sonraki film için beklentilerimi tavan yaptı.

 

Son olarak müziklere ve açılış jeneriğine gelecek olursak; Adele gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Açılış müziği de en az jenerik kadar başarılı ve ayrıca izlediğim en başarılı jeneriklerden biri diyebilirim. Zaten Adele’i sevdiğim için müziğe alışmam hızlı oldu ve başarılı sesi ve sözleriyle yine beni benden aldı. Uzunca bir süre bu kadar başarılı bir açılış göreceğimi sanmıyorum.

Belki çok önemli değil ama filmde Bond kızı (Bérénice Marlohe) sanki biraz geçiştirilmiş gibi geldi. Sadece öyle bir kız olsun diye birkaç sahne koyulmuş ve kız sonra hemen ölmüş. Bir sonraki filmde Bond kızını biraz daha uzun süre kullanmalılar.

Gösterimden kalkmadan önce gidin bence ama Dvd’den de izlenebilir. Gönül rahatlığı ile arşivime katacağım ilk Daniel Craig’li Bond filmi olacak.

İyi seyirler.

Not:  Detaylı Künye bilgileri için buraya tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir