Ayrı geçen bir yazın ardından – Baba Günlükleri 7

Sevgilim ve dostum babam oğlum
Arkadaşım aşkım her şeyimdin sen…

Eşimle ilişkim Şebnem’in ‘Babam ve Oğlum’ şarkısının bu cümlelerindeki gibi. Hem sevgilim, hem arkadaşım, bazen her şeyimi paylaştığım dostum, bazen kahrımı çeken çocukluklarıma katlanan annem, bazen de naz yapan çocuğum gibi. Onsuz yaptığım tüm sosyal aktiviteler yarım kalır, bitse de yanına gitsem derim. Onunla bir sorun yaşadığımda da yine onunla dertleşirim. Gurur kelimesinin anlamını unuturuz herhangi bir kavgamızda. Eğer bir akşam evde yalnızsam, duvarlar üstüme üstüme gelir, uyku tutmaz, tutsa da sızana kadar uyumam. 

DCIM100GOPROGOPR5164.

DCIM100GOPROGOPR5164.

Bunları birazdan yazacaklarımın sebebini daha net anlamanız için yazdım. Bu yaz mevsimi nasıl geçti anlatırken, yukarıdaki yazdıklarıma göre değerlendirin ve buna göre okuyun bundan sonra yazacaklarımı.

Merve bu yazı kızlarla birlikte Yalova’da anneannelerinin yazlıklarında geçirdiler. Ben de her hafta sonu yanlarına gittim. Tabii bayramlarda ve yıllık iznimde daha fazla kaldım yanlarında. Şimdi kafanızda şöyle bir süreç canlandırın;

  • Pazartesi uyan, işe git, eve gel sessizlik içinde yemeğini ye, dizini izle. Sonra yine sessizlik. Akşam saat 6’dan sonra yapılan bir telefon konuşması haricinde ve arada arkadaşlarla dışarı çıkmalarımı saymazsak hep sessizlik.
  • Salı, Çarşamba, Perşembe yine hep sessiz.
  • Sonra Cuma akşamı çık işten, Yalova’ya git, ve bir anda çok gürültülü bir ortama gir.
  • Cumartesi ve Pazar da öyle.

Sadece ses değil, kızların, birine tam olarak alışması 2-3 gün alıyor. Cuma günü gittiğimde beni (son 2 hafta hariç) bir yabancı gibi karşılıyorlardı. Hangi durumlarda nasıl tepki vereceklerini bilmiyordum, sıklıkla değişen uyutma tekniklerine yetişemiyordum. Son gün tam alıştılar derken, yine ayrılıyordum. Hele ki daha uzun geçirdiğimiz zamanlarda ayrılmak daha da zor oluyordu, çünkü alışmış oluyorlardı bana, bazen annelerine gerek kalmadan benimle bile uyuyorlardı, ya da gece uyandıklarında benim ortamdaki varlığım da yetiyordu uyumalarına.

Düşünün ki, haftanın 3 günü bir J.J.Abrams filmi gibi, diğer 4 günü de bir Charlie Chaplin filmi gibi 🙂

Bu duruma tüm yaz iyi dayandım ama son 2 hafta patlak verdi. Sadece eşimden ayrı kaldığımda düştüğüm durum yetmezmiş gibi, bir de kızların bu rutinlerinin dışında kalmak bana pek iyi gelmedi. İşteki yoğunluk da eklenince son 2 hafta akşamları uyuduğum uyku 3-4 saati geçemedi.

Eminim benim durumumda birçok baba vardır ve yine eminim ki bir kısmı aynı benim gibi bu süreci yaşamıştır. Çocukların gelişimleri için sanırım böyle şeylere alışmamız gerekecek; yazlık o kadar iyi geldi ki onlara, hem bedenen hem de zihnen hızla büyüdüler, geliştiler.

Neyse, sonunda yaz bitti, artık eve dönüyoruz. Şimdi bedenen daha çok yorulacağım haftalar beni bekliyor belki ama daha huzurlu olacağım kesin.

Bu arada, herkese iyi bayramlar, ailenizle birlikte nice güzel günler diliyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir