Balıkçı Hasan’ın suçu ne? – Baba Günlükleri 8

Kırmızı Balık Gölde
Kıvrıla Kıvrıla Yüzüyor
Balıkçı Hasan Geliyor
Oltasını Atıyor
Kırmızı Balık Dinle
Sakın Yemi Yeme
Balıkçı Hasan Tutacak
Sepetine Atacak
Kırmızı Balık Kaç Kaç…

Bir baba olarak bebek ve çocuk şarkılarına bir başka dikkat etmeye başladım. Balıkçı Hasan ve Kırmızı Balık’ın hikayesi o kadar mantık hataları ile dolu ki, eğer çocukların soru sorması bekleniyorsa bile bu soruların bir amacı olmalı. Bu hikayenin amacı nedir?

nemo-011

Çocuklarımıza kötü sonlu hikayeler de anlatacağız tabii ki. Bazen korktukları için yapmaktan vazgeçmelerini sağlayabiliriz bazı şeyleri, mesela sıcak bir şeyi ellememek gibi ya da belli bir yaşa kadar sokağa yalnız çıkmamak, yabancılarla konuşmamak vb. Ama bir hikayeyi, çocuk şarkısını seçerken de dikkatli olmalıyız. Belki bizim kızlar şu anda çok küçük ama pekala çevrelerini fark etmeye başladılar ve doğru sözcükleri seçmemiz gerekiyor bu noktadan itibaren.

Bir evde akvaryumda kırmızı bir balık görürlerse çıkacak olayı hiç söylemiyorum bile 🙂

Düzeltme (13.04.2017): Hepimiz Kırmızı Balık şarkısını seviyoruz artık, çok bilmiş bir baba olmak zor. Ama aşağıdaki şarkılara hala takık durumdayım.

Bu şarkı aşağıdakilerin yanında yine masum kalıyor. Mesela şu güzide çeviriye de bir bakalım;

Tembel çocuk
Tembel çocuk
Kalksana
Kalksana
Artık sabah oldu
Artık sabah oldu
Gün doğdu
Gün doğdu
Tembel çocuk
Tembel çocuk
Kalksana
Kalksana
Okul vakti yaklaştı
Okul vakti yaklaştı
Haydi kalk
Haydi kalk

Bu şarkının İngilizce versiyonu nasıl başlıyor peki? ‘Are you sleeping, Are you sleeping Brother John, Brother John’

Yani ne diyor? Uyuyor musun kardeş John? Peki bize bu kardeş John neden ‘Tembel çocuk’ olarak çevirilmiş. Hangi aklıselim böyle bir çeviri yapar ve neredeyse tüm playlistlere koyar bu parçayı? Kardeş Hasan dense olmaz mıydı?

Çıtayı biraz daha yükseltmeye ne dersiniz?

Pazara gidelim bir tavuk alalım
Pazara gidip bir tavuk alıp napalım
Gıt gıt gıdak gıt gıt gıdak diyelim
Hapur hupur hapur hupur yiyelim.

Bu kısmı bildiğimiz şarkı. Gerçi son dönemde hayvan haklarına çok daha önem veriliyorken bu da doğru mu bilemiyorum ama sonuçta mantık hatası yok, biz de çocukların vegan ya da vejetaryen olmalarını tercih etmiyoruz (belli bir yaşa gelip de kendileri tercih yapana kadar tabi) Ama bu parçanın farklı versiyonları da var, kiraz, karpuz vb. şeyler de alınabiliyor pazardan ve parça içinde abes kaçmıyor. Şimdi şu kıtalara gelelim;

Pazara gidelim bir kedi alalım
Pazara gidip bir kedi alıp napalım
Miyav miyav miyav miyav diyelim
Hapur hupur hapur hupur yemeyelim.

Pazara gidelim bir köpek alalım
Pazara gidip bir köpek alıp napalim
Hav hav hav hav hav hav diyelim
Hapur hupur hapur hupur yemeyelim

Amacımız ne? Köpekleri sevdirmek mi? Yoksa çocukların kafasını daha da karıştırmak mı? Yahu biz Çin’de miyiz, neden pazardan kedi köpek alıyoruz ve eve getirip yemediğimizi belirtiyoruz? Bunun için Ali Baba’nın çiftliği gibi harika çeviri bir çocuk şarkımız varken, bunu neden dinletelim çocuklarımıza?

İş sadece çocuk parçalarını seçmekle de bitmiyor. Çocukları Alaaddin’in Sihirli Lambası gibi kolaya kaçmanın öğretildiği hikayelerden de korumak gerekiyor.

Finlandiya’da çocuklar büyürken karanlık ve bazen de kötü sonlu hikayeler anlatırlarmış. Çocuklar büyüyüp de dünyayı tanıdıklarında, aslında hikayelerdeki kadar korkutucu olmadığını görüp, ellerindeki ile daha mutlu olabilirlermiş.

Buna karşılık Amerika’da çocuklar büyürken çok fazla Disney vari hikayeler anlatılıyormuş ve büyüdüklerinde ne olduğunu hepimiz görüyoruz. Finlandiya dünyada eğitimin en üst noktada olduğu ülke seçilmişti diye hatırlıyorum geçtiğimiz yıllarda.

Henüz taze babayım, çocuklarıma neyi nasıl anlatmam gerektiği konusunda çok bir fikrim yok ama neyi nasıl anlatmamam gerektiğini biraz olsun biliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir