Kafam büyük ve güneş gözlüğü ile film izlenmez!!!

Biraz garip bir başlık olduğunu kabul ediyorum ama durum bu. Ne zaman sevdiğim bir film sinemalarda 3D olarak gösterime girse, ben şu korkuyu yaşıyorum;

Ya normal versiyonu çıkmazsa!!!

Bunu  birkaç filmde yaşadım. Şu anda da Resident Evil’a gitmek istiyorum. Ama birkaç sinemaya baktım sadece 3D versiyonu var. İstemiyorum yahu 3D filme gitmek. Hele ki bizdeki dandik teknolojilerle hiç istemiyorum.

Gitmeme sebeplerimi sayayım:

Gözlükler çok küçük

Yahu bu filmlere belli ki çocukların geleceği hesap edilmiş. buna göre de maksimum yaptıkları gözlükle standart bir kafaya uyabiliyor. Ama neden benim gibi biraz koca kafalılara göre de gözlük yapmıyorlar? Bir yerde rastlamıştım, gözlük esniyordu, aynı numaralı gözlüklerdeki gibi. Çok rahat izlemiştim bu filmdi, şimdi hatırlamıyorum ismini. Ama birçok yerde baş ağrısı ile filmi bitiriyorum.

Güneş gözlüğü gibi 3D gözlükler

İstanbul’da belki de sadece 1 yerde o da sanırım ‘İstinye Park’ta bu gözlük camlarının renkleri biraz daha açık. Ama genel olarak güneş gözlüğü ile izlemekle 3D gözlükle izlemek arasında fark yok. Zevk almıyorum. Avatar’ı izlerken bir ara çıkarayım dedim gözlüğü. Aman yarabbi, ne kadar canlı ve güzel renkler. Zaten geçenlerde 1080p’sini izledim 2D, renkleri harikaydı.

Bu filmler gerçekten 3D mi?

Bundan 2 sene önce, 3D film dediğinizde Beawolf gibi, resmen içinizde hissediyordunuz filmi. Ama günümüz filmlerinde sırf ‘3D’ ismini basmak için, üst üste 3 görüntü bindirip biraz gölge verdiler mi tamam oluyor. Mesela The Last Air Bender (Esasen asıl Avatar budur. Diğer şerefsizler ismini çalana kadar, bu konuda tepkiyim.), film güzel, konu güzel, çizgi filme neredeyse bağlı kalınmış, bu da güzel ama 3D. Yahu dedim acaba nereleri 3D yapmışlar diye çıkardım gözlüğü, bi 10 dakika gözlüksüz izledim, hani ufak bir kayma haricinde çok daha zevk aldım. 3D efektten anladıkları 3 görüntüyü 3D oluşturacak şekilde arka arkaya bindirmek.

Tabi işin teknik kısmını bilemiyorum ama bana böyle geliyor.

Böyle giderse, sinemadan soğuyacağım ya da çok izlemek istediğim filmlere bile 3D oldukları için gitmeyeceğim.

Yahu, başım ağrıyor, gözlerim ağrıyor, zevk almıyorum…

Buradan, Türkiye’de bu işlerle ilgilenenlere sesleniyorum: ‘ Arkadaşlar zaten salak Türkçe isim seçimlerinizle, artık tek bir ekip olduğunu düşündüğüm seslendirme takımınızla ve ‘3D bu abi, tutar’ mantığınızla, bir anda çöküşe geçersiniz, batarsınız, siz bile anlayamazsınız ne olduğunu’. Özellikle her şeyi geçtim, şu Türkçelerştirme olayına biraz daha dikkat. Hani siz tutturuyorsunuz yarısını ama televizyonda yayınlandığında tekrar değişen isim, tamamen başka bir film varmış izlenimi yaratıyor. Ucuz hareketler bunlar. (Gerçi ben ne televizyonda izliyorum, ne Türkçe izliyorum. Ama 3D olayını umarım düzeltirler.)

3 Cevaplar

  1. Alper Kanat dedi ki:

    Doğa Selam,

    Resident Evil’ın 3B olanına Meydan Alışveriş Merkezi’nde gittik 3 arkadaş.. Hayatımda izlediğim en başarılı 3B filmdi. Senaryosu ve geri kalan detaylarıyla inanılmaz başarısız bir film olmasına rağmen 3B olarak gerçekten inanılmazdı; tavsiye ederim.

  2. D.D.Güçlü dedi ki:

    O zaman vakit bulunca gideyim. Önlerden mi izlemiştiniz, arkalardan mı?

  3. f-a dedi ki:

    doğa,

    biliyosun kanadadayım, burda da bi kaç tane filme gittim 3B. buralardaki teknoloji ile trdeki teknoloji arasında hiç bi fark yok.. yine 3D real gözlükler kullanılıyor çoğu sinemada.

    bi de anlamadığım, neyini beğenmediğin? Bu işlerin biraz içinden biri olarak, 3B dediğimiz teknoloji aslında yıllardır bilinen, stereo görüntü teknolojisi.. (sende biliyosundur) İki gözün, birbirinden uzak olmasından dolayı günlük hayatta yakın objeleri farklı açılardan gören gözlerimize, günlük hayatı taklit etmek adına, objelerin farklı açılardan görüntüsü yansıtılıyor. Bu teknik yıllardır bilinmesine rağmen, yeni büyük finan kaynakları bulabildi ve günlük hayatımıza girdi.. daha önce de jurassic park zamanında gözlükle satılan dergiler vardı, aynı zamanda fotoğrafçılıkta da uzun zamandır kullanılıyodu. bide eski kırmızı-mavi gözlükler 🙂

    Muhtmelen Beawolf izlediğin ilk 3B sinema olduğundan, çok daha başarılı diye hatırlıyosundur..

    burdaki teknik bilgiler ise; avatar ilk 3Boyutlu kamera çekimini kullanan filmdi. Daha önceki filmler, bilgisayar ortamında yaratılan animasyon filmlerdi.

    öğrendiğim çok ilginç bi teknikde, (hala gerçek olduğuna inanamıyorum, daha sonra araştırıcam) Tim Burton’un Alice in Wonderland filminin, 3B kamera çok pahalı olduğundan, 2B olarak çekildiği ve 3B versiyonu için, Alicein görüntsünün, bilgisayar ortamında 3B modeli yapıldığıydı.. 3B scannerlar bile olsa, o kadar detaylı 3B insan modellerini nasıl oluşturduklarını hala aklım almıyo..

    neyse konuyu bulandırmiyim, başka bi konuda, uzaklık arttıkça, stereo görüntünün kaybolması.. yönetmenin açılarına ve 3B görüntüye ne kadar önem verdiği burda önemli bi etken.. yani aktörler kameradan ne kadar uzak olursa, stereo görüntü 2B görüntüye o kadar yaklaşıcaktır.. gözlüğü çıkardığında bi fark görememiş olman, muhtemelen burdan kaynaklanıyodur. yani sahneden sahneye değişicektir bu.. Hatta çok yakın plan-derinliği çok fazla olan- sahnelerde gözlüksüz, neler olup bittiğini bile bilememek olasıdır..

    birde, yönetmen arka planı ve diğer karakterleri 2B bırakarak, sahnedeki derinliği-3B etkiyi- ve kahramanın yada sahnenin ana karaktere odaklanmasını sağlayabilir.. Hatta bunun için, arka planı biraz daha karanlık yapabilir.

    Velhasıl kelam, bütün sahneler, aynı 3B etkiyi veremez ve bazıları gözlüksüz çok rahat izlenebilir.

    Tabi birde izleyici yönü var; senin problemine benzer problemleri yaşayan bir sürü insan mevcut. mesela zaten gözlüğü olanlar.. bazı firmalar gözlüklerini buna göre, devasa tasarladılar, sanırım cevahirdeki, normal gözlüğün üzerine takılabilecek cinste..

    aynı zamanda, bazı insanlarda göz tembelliği mevcut. (mesela benim kız arkadaşımda) bir gözü tembel ve bozuk diğerine göre daha bozuk olduğundan, 3B etkiyi benim kadar alamıyor. Birde, insanların birçoğu 3B sinemalardan başağrısıyla çıkmakta.

    tabi bu gözlüklerde teknoloji sürekli gelişiyo.. bazı TVlerde ve ekranlarda, gözlük gerekmiyo mesela..

    ister sevelim, ister sevmeyelim, 3B sinema sektörüne yeni bi heyecan getirdi, ve artık büyük bütçeli flimlerin hepsi, 3B versiyonlu çekilicektir.. yeni tekniklerle, baş ağrısı gibi sorunlar kalkıcaktır diye ümit ediyorum 🙂 sinemayı bırakın, 3B compact fotoğraf makineleri ve kameralar bile satışa çıktı…

    bu arada, senin sorununa dönersek, trden farklı olarak, canadada kimse kontrol etmiyo 3B gözlüğünü bırakıp bırakmadığını.. bende fazla real 3D gözlükler var… bi tane sana hediye edebilirim, sende ortasından kırar, gözüne göre ayarlarını yaparsın 😉

    birde, ben cevahirdeki, 3B gözlükleri çok daha fazla beğeniyorum..

    amanın blog yazısı gibi oldu, bloğunu baltalamak istemedim, hoşgör beni 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir