Starbucks bolluğu

Oturmuş yazmak istediğim yazılar hakkında kendi kendime düşünürken şu anda hiçbirini yazmak istemediğimi fark ettim. Ben de daha önce bir çelişki içinde olduğum Starbucks’lar hakkında yazmayım dedim.

Bundan bi 5-6 sene önce, Starbucks’a gitmeyi fazla “tiki” bulurdum. Zaten okulum Şile’de olduğu için öyle çok fazla da fırsat bulduğum söylenemez. Bir de kahve isimleri biraz bize göre alışılmışın dışında olunca, zaten gitsem de ne içebilirim ki diye düşünürdüm.

Sonra Merve ile gitmeye başladık. İlk zamanlar söylendiğimi hatırlayacaktır bu yazıyı okurken. “Hey gidi hey buralara da gelecek adam mıydım ben” diye. Lakin gittikçe avantajlarını fark etmeye başladım. İlk önce bunları sayayım sizi sıkmadan:

  • En büyük avantajı kahveleri güzel. Yani bir Türk kahvesi değil tabii ama eskiden sadece nescafe ve espresso’yu bilen ben için özellikle içinde karamel kullandıkları kahveleri harika.
  • Verdikleri kahvenin boyutuna göre fiyatı çok iyi. Böyle lezzetli kahve içebileceğiniz yerler oldukça az. Bunun yarı boyutunda ve tadında kahvelere başka yerlerde 7-8 lira veriyoruz; orta boy için konuşuyorum ki zaten çok farkı yok orta ile büyük arasında fiyat olarak 1 lira falan oluyor genelde.
  • Dönem dönem çıkardıkları ve tükenince içemeyeceğiniz yeni kahve-başka karışımları güzel. Bu karışımları denetiyorlar bazen. Para vermeden bir içecek deneyebilmek insanı mutlu ediyor.
  • Bardaklarını seviyorum 🙂 Kendi tasarımları olan bardaklarını seviyorum. Her ne kadar bazıları çok pahalı olsa da indirime girdiklerinde alıyorum. Kalite olarak yine baya iyiler. İndirimden alınca hesaplı oluyorlar.
  • Her yerdeler ve her yerde aynı tattalar. Bu çok önemli bir şey. Bazen Kentucky, Mc Donald’s ve BurgerKing gibi fast food restoranlarında bile aynı tadı tutturamıyorlar.
  • Kahve Dünyası gibi kendilerini bozmadılar. Önceden hem ucuz ve hem de lezzetli olan kahve dünyasının artık hiçbir ürünü bana tat vermiyor. Çikolata satışı yapmaya başladılar bi 2 sene önce çeşit çeşit. Ama ben ondan önce dağıttıkları kahveli çikolatayı çok seviyordum; hani oturduğunuzda sizi masada bekleyen 🙂 Onları kaldırıp yerine dandik kendi portakallı bir çikolatalarını koymaya başladılar sonra da kaldırdılar zaten bu geleneği. 5 senedir Starbbucks neyse o. Karamel Frappucino’larını çok seviyorum ve her seferinde aynı tadı bulmak beni mutlu ediyor. Gerçi bazen yeni başlayanlar kıvamı tutturamıyor ama nadir oluyor genelde bu. 5 senede 2 kere olmuştur.
  • İç mekan tasarımları, koltukları, çalışma masaları vs. oldukça rahatlatıyor sizi. Aynı rutinde tasarlanmış ve size ben esnaf lokantasıyım havasını veren yerlerden hazzetmiyorum hiç.

 

İşin özeti, bu sebeplerle, çok tutuyorlar ve her yerdeler. Genelde birçoğu oldukça dolu oluyor ama genelde de oturacak yer sorunu yaşamıyorsunuz, bunu iyi dengeliyorlar. İyi araştırma yapıyorlar sanırım.

Yazın LimeMint diye bir şey çıkarmışlardı. Bitmesi 2-3 hafta sürdü ama o kadar güzeldi ki adam gibi tadına doyamadan kaldırdılar menüden. Bu kadar hızlı tükeneceğini onlar da düşünmemiştir eminim. Şu anda toffie nut Latte diye bir şey çıkardılar. Yıl başına yaklaşınca yapıyorlar böyle şeyler.. Oldukça lezzetli. Tadı biraz Caramel Macchiato’ya benziyor her ikisinde de karamel olduğundan olabilir. Denemenizi tavsiye ederim.

 

Eğer tabularınız varsa Starbucks’a karşı, bunları yıkıp bi denemeniz için iyi bir zaman. Starbucks karton bardağı tasarımında termosları da baya güzel, indirime girmiş 22’den 11TL’ye. Ayrıca bazı ürünlerde de indirim var.

Son bir soru:

Peki sizin içecek tercihleriniz neler?

3 Cevaplar

  1. Cem K. dedi ki:

    Sana şu tshirt’ten alayım bi tane o zaman: http://shirt.woot.com/offers/why-bother 🙂

  2. D.D.Güçlü dedi ki:

    Al al güzel olur 😀

  3. MaViYaZar dedi ki:

    Yazını okurken bir kaç detay daha vermek istedim Starbucks’la ilgili. Ben de senin gibi oldukça ön yargılı ve tepkili olanlardandım. İlk olarak bu önyargımı üniversitede bir ders esnasında kırdım. Starbucks’ın “marketing” anlamında kitaplarda örnek olarak gösterildiğini ve her bir detayın ne kadar dikkatli düşünüldüğünü biliyor muydun? Bu detaylar sadece müşteriye değil elbette ki kendilerine de yönelik.

    Örneğin;
    Yuvarlak masaların amacı: Bir araştırmada köşeli masalar, iki ya da daha fazla insanlr oturma isteği uyandırıyor ve o masada tek başına oturan insanların kendilerini yalnız hissetmelerine neden oluyormuş. Bu nedenle Starbuckstaki masalar köşeli değil yuvarlak tasarlanmış.
    Her yerde aynı dekorasyon çizgisinin korunması: Aslında bunun bir numaralı nedeni maliyet! Çünkü bu mabilya ve dekorasyon malzemelerinin ayrı ayrı ve düşük adetlerde yaptırılması oldukça maliyetli ayrıca kalite anlamında da her yerde standartı koruması zor. O nedenle starbucks bunları toplu olarak ürettirip depolarda saklıyor ve oradan sevkiyat yapıyormuş. Ayrıca renkler ve tasrım da aynen senin de hissettiğin gibi insanların kendini evinde gibi rahat hissetmesi için pastel ve sıcak renklerden yapılmış.
    Kasa yakınlarındaki ürünler: Aslında bu starbucksa özgü bir stratesji değil. Buradaki küçük çaplı ürünler aslında kar marjı en yüksek ürünler. Orada beklerken gözünüzün önünde alma isteği uyandırmak amacındalar elbette.

    Son olarak lezzet standartına gelince çok haklısın! Bunu tüm dünyada koruyabilen yegane zincir Starbucks bence. En son Çin’de deneme şansım oldu ve çok başarılıydı. O sebeple sana katılıyorum. Bu anlamda takdiri gerçekten hak ediyorlar..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir