Afiyet Bal Şeker Olsun (101 İstanbul Lezzeti)

Geçtiğimiz Pazar günü Time Out dergisi ile Renault Twizy’nin ortak organizasyonu olan 101 İstanbul Lezzeti’ne katıldım. Organizasyonun tek ve çok net bir amacı vardı; yemek ve içmek. Biz de arkadaşımla beraber tam olarak bunu yaptık 5 saat boyunca 🙂

Öncelikle davetiyeye sahip olmamın hikayesi ilginç. Şirketimde (Renault MAİS) çekilişle çalışanların bazılarına da çift kişilik bilet verildi. Tabii ki bana çıkmadı. Böyle şans oyunları ile pek aram iyi değildir, kendi şansımı yaratmayı öğrendim bu sayede. Velhasıl, sosyal medyada boşu boşuna yemek fotoğrafları ve bıçaklarla çekilmiş selfieler paylaşmıyorum, Berker sağ olsun tatmayı ve içmeyi seven biri olarak ikinci biletini bana verdi ve bu sayede bu organizasyonla tanışmış oldum.

Screen Shot 2014-05-01 at 16.54.19

Organizasyon Esma Sultan Yalısı’nda düzenlendi, bir yandan da bu yalıyı merak ettiğim için çok büyük bir hevesle gittim, lakin mekanın lokasyonu haricinde sadece bir taş yığını olduğunu gördüğümde biraz hayal kırıklığına uğradığımı belirtmeliyim. Ama bu yazımın konusu tabii ki tarihi yerler ve harabeler olmayacak 🙂

101 lezzet vardı evet ama ben size burada biraz daha azını göstereceğim. Bazılarının tadına bakamadım çünkü çok kuyruk vardı, bazılarının da tatlarını beğenmediğim ve yazının da gerekenden çok uzamaması için yazıma dahil etmedim. Kötü de olsa isimlerini bilmenizi istemedim çünkü bu organizasyona gereken önemi vermemiş olmaları tatlarını hemen çöpe atmamız gerektiği anlamına gelmiyor.

Haydi başlayalım;

Aleta

Daha önce duymadığım ve bana enginarı limonsuz yedirebildikleri için Aleta en çok ilgimi çeken standlardan biriydi. Enginar fümeleri gerçekten yemeye değerdi; lakin üstüne hardal sosu koyuyorlar, durun yapmayın güzelim tadı mahfetmeyin demek istedim ama sonra Berker, ‘sen hardal sevmiyosun ondan abi’ deyince bir duruldum. Ama bırakın sosu insanlar koysun. Yanında verdikleri peynir de acılı ve harika bir tadı var. Online satışları da başlamış. Bence mutlaka denemeye değer. Ben kendime kesinlikle hem enginar hem de peynirden sipariş edeceğim çünkü yerleri Taksim’de bana birazcık uzak, gidip de yiyemem.

Kydonia

Mücverin bu şekilde yapıldığını ilk kez görüyorum. Ama hem görüntü olarak çok daha hoş duruyor, hem de yemesi kolay. Tadı harika, 7 ot kullanmışlar ve yanında verdikleri yoğurt sosla da çok güzel gidiyor. Kydonia yine bana uzak Kuruçeşme’de. Ama nadir de olsa gidip en azından bir porsiyon mücver söyleyebilirim.

Baltalı

Marka yabancı değil Baltalı. Keçi peynirlerini yedim, harika. Sordum, ‘nerelerde satış yapıyorsunuz?’ Migros, Macro, Real, Carrefour. Üzgünüm ama o zaman ürünlerinizi hep arkalara atıyorlar ve reklam da yapmıyorsunuz çok fazla.

Üzüldüm aslına bakarsanız, keçi peynirleri bu kadar güzelse, diğer ürünlerini de denemek lazım. Alınacak yerler belli, bence bir şans vermelisiniz.

Baltalı

 

Fasuli

Tam da birkaç başarısız denemeden sonra kurtarıcı etkisi yaratan has mı has Türk lezzeti kuru fasulyede buldum kendimi. Sanırım güzel kuru fasulye yapmanın birkaç sırrı var, öncelikle fasulyeleri yumuşat ama lapa da olmasın, yağ oranını biraz arttır ve adam gibi pişir. Çamlıca simalarından Çömlek geldi aklıma. Tat neredeyse birebir aynı. Hangisine eviniz yakınsa mutlaka deneyin.

 

fasuli fasulye

 

Mono Burger

Hep ismini duyardım ama bir türlü tatmak nasip olmazdı. Bir alternatif restoranı Burger House’a gitmiştim. Etlerinin tadı aynı gibi, muhtemelen pişirme şekilleri de aynıdır. Ekmekleri biraz farklı, Mono Burger‘de, nasıl anlatsam, poğaça ekmeği kullanmışlar. normalden daha yumuşak ve daha yağlı. Biraz hamburger’in tadını bastırdığını düşünsem de etin lezzeti tartışılmazdı. Ben eğer restoranlarına gitme fırsatı bulursam mantarlı bir hamburger bulup deneyeceğim. Mantarı güzel yapabiliyorlarsa beni kazanırlar.

mano burger

Arcadia

Şarap tatmadan olur mu?

7-8 firma vardı şarap tattıran. Bazıları standart bildiğimiz Doluca vb. firmalar. Tatları da haliyle bildiğimiz tatlar. Arcadia şarap firmalarının biraz daha uzağında tesadüfen karşıma çıktı. 2009 yılında üretilmiş aşağıdaki şarabı denedim. Tam sevdiğim gibi buruk bir tat ama bazı firmaların aksine sonrasıda acı tat yok. Tam benlik bir şarap. Gerçi tattığım şarabı İstanbul’da sattıkları bir yer yokmuş ama söz aldım, siz arayın ben size ulaştırıcam dedi İstanbul satış sorumlusu. Farklı çeşit şarapları da Macro’larda varmış. Ayrıca satış noktalarına buradan ulaşabilirsiniz.

Le Cordon Bleu Programı Ekibi

Ekip demeyi uygun buldum çünkü birkaç farklı yerdelerdi. Ben deniz ürünleri tattırdıkları bölümde istiridye tattım. Limonla beraber çok güzel oluyormuş. İlk kez burada tattım, kıyaslama yapamam ama oldukça lezzetliydi. Ama mideniz midye vb. gibi yiyecekleri çiğ kaldırmıyorsa sakın denemeyin.

Özyeğin Üniversite’sini de kesinlikle kutlamalıyım. Başlattıkları akım, onları parmakla gösterilen bir üniversite yaptı, yapmaya da devam edecek. Sonra mühendislik kadrolarını doldurmakta zorlanan vakıf üniversiteleri vay efendim niye öğrenci gelmiyor demesin.

Artık biraz da tatlılara geçmenin vakti geldi. Kesinlikle restoranlardan çok daha başarılıydılar. Hem sunumda hem de lezzet konusunda.

Maria’s Cheesecakes

Müthiş müthiş müthiş.

Gidin, yiyin, soda için ve bir daha yiyin. Cheesecake seviyorsanız mutlaka gidin. Sevmiyorsanız da sevmenizi sağlayabilecek derecede güzel.

Limonlu olanı mutlaka deneyin. İlk kez bir cheesecake’de limon tadını ekşi olarak da aldım. Harikaydı. WOW…

maria's cheesecake

CookShop

Daha önce yedim mi, yemedim mi tam hatırlamıyorum. Ama çilekli pudinglerini sadece tatmak amacı ile alıp sonra hepsini bitirmek zorunda kaldığımı biliyorum 🙂 Eminim hepsi güzeldir ama çilekli olanı mutlaka deneyin. İşte yiyebileceğiniz yerler.

cookshop 1 cookshop 2

 

Klemantin

Cine5’te öğlenleri Deniz’den Mutfak Hikayeleri’ni izleyenler ve Deniz’in elinden bir şey yemeliyim diyenlerin mutlaka gitmesi gereken bir yer, zira mekan kendisinin 🙂 O kadar şişmiştim ki ıspanaklı börek ve muzlu keklerini deneyebildim sadece. Her ikisi de muazzamdı. Deniz Hanım‘la sohbet etmesi de çok eğlenceliydi, kendisi etkinlik katılımcılarına ufak bir workshop düzenledi. Duymadığım birkaç hikayeyi de ondan duydum 🙂 Gerçi Kruvasan hikayesi araştırınca anlattığının yanında 5-6 tane daha olası hikaye olduğunu öğrensem de Viyana’dan Osmanlı etkisi ile çıktığını ilk ondan öğrendim.

deniz'den mutfak hikayeleri klemantin zwilling kek klemantin denizden mutfak hikayeleri

 

La Boom

Resimde gördüğünüz tatlı muhteşemdi ama şef bir türlü ismini söylemedi 🙂 Eğer mekana giderseniz aşağıdaki resmi gösterin ve bu tatlıyı istiyorum deyin. Bu arada kendileri tatlıcı falan değil restoran-bar ama gündüz gitseniz sırf bu tatlı için, kovmazlar sanırım!!!

 

Dondurmacci

Ah Yaşar Usta ah. Esir almışsın bizi 🙂 Dordurmacci’nin sadece 3 çeşit dondurmasını tadabildim etkinlikte. Özellikle kan portakalı dondurması harikaydı. Denemenizi şiddetle öneririm hazır yaz da gelmişken.

dondurmacci

 

Pinkberry

Buyaka AVM içerisindeki şubelerinde keşfetmiştim ben aslında. Orada gördüğümde de çok şaşırmadım. Waffle’ın içine koyduğunuz şeyleri (sıvı çikolata hariç tabi) yoğurt içine koyduğunuzu düşünün. Çilekli yoğurdu Danone’ye benziyor mesela. Yemediyseniz denemelisiniz, yoğurdu o kadar soğuk ki sanki dondurma yiyormuşsunuz gibi geliyor.

pinkberry

 

Her şey tamam ama peki çay yok mu çay derken…

Ronnefeldt

Size çayı tekrar anlatacak değilim. Çeşit çeşit aromalı çayların olduğu bir marka. Harika bir tat yaratmışlar karışımları ile. Fırsatını bulup da giderseniz sadece mekanlarında satış yapıyorlar şimdilik. Henüz online satış yapmıyorlar. Böğürtlenli çaylarını mutlaka deneyin.

Bu mekanların dışında birçok ünlü isim de oradaydı. Kuru Kahveci Mehmet Efendi kahve, Tektekçi shut ve Tuborg da bolca bira dağıttı. Virginia Angus da oradaydı ama önünde o kadar sıra vardı ki beklemeyi gözümüz yemedi. Hacı Beşir de müthiş lokumlarından dağıttı ve Divan’ın çikolataları her zamanki gibi muazzamdı.

Bunların dışında CocaCola (Ah pardon biz KokaKola diyoruz!!), Yelp Türkiye, Yellow medya, ha bir de Mahsun Kırmızıgül 🙂 Evet hepsi oradaydı.

Yelp’in Türkiye’de bir organizasyonu olduğunu bilmiyordum. Amerika = Yelp evet ama bizde Mekanist var. Foursquare zaten ortalığın tozunu attırdı. Ama Yelp’in uygulamasına baktığımda bunların her ikisinden de daha oturmuş bir yapı olduğunu gördüm. Ne diyelim, belki biraz reklamla… Ben açtım bir hesap, bakalım dedikleri kadar çok insana ulaşabilecek miyim?

Bu arada bu da biz: sağdaki ben, soldaki Berker.

IMG_2708

Bu da bizim binilesi, park edilesi, hava atılası Twizy’miz 🙂 Valla biz ikimiz sığdıysak herkes sığabilir 🙂

Renault Twizy

Benden bu kadar. Zaten bir çay içtin çöreklendin dermiş gibi bakıyor oturduğum mekandaki garson. En iyisi yazıyı yayınlayayım ve kaçayım.

Afiyet olsun…

Acıkan? 🙂

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir