Maymun uyudu, Zürafa uyudu, herkes uyudu kızım – Baba Günlükleri 9

Uzun zamandır değinmek istediğim ama yeterince tecrübe edinmeden de elimin gitmediği konuya geldik; uyku eğitimi.

Biz, kızların ikinci uyku eğitimlerini birkaç hafta önce tamamladık. ilk eğitimi 4,5 aylıkken yapmıştık ama yazlığa gittiklerinde eğitim falan kalmadı. Malum yaz olunca yatış saatleri daha geç oldu, hava sıcaktı, yatakları dardı, diş çıkardılar vs. derken yaz sonunda biz hala ritüelimizi uyguluyorduk ama ilk verdiğimiz eğitimin esamesi okunmuyordu.

Buradaki ‘eğitim’ bence bebeklerden çok ailenin eğitilmesi. Bebekler zaten birkaç güne yaptığınız rutine alışıp kendilerinden uyuyorlar ama birçok aile ne eğitimin nasıl uygulanacağını biliyor, ne birkaç gün ağlamaya dayanabiliyor ne de sonrasında rutinlerini istikrarlı bir şekilde devam ettirebiliyor. Yanlış anlamayın bu bahsettiklerim kolay şeyler değil ama bebekler insanın hayatına girince zaten her şey değişiyor ve kolay kavramını unutuyorsunuz; sadece çok zor değil ve daha faydalı kavramları giriyor hayatınıza.

Bu yazdıklarım gökten zembille inmedi  Beşer Yapım Bakım Onarım  blogundan siz de okuyabilirsiniz. Düzeltme (12.04.2017): Blog’un kurucusu Eren Kaya’nın kitabı da çıktı bebeklerde uyku üzerine, ismi de Uyku Kitabı. Başucu kitabınız olabilir 🙂

Uyku eğitimi bu değil!

Uyku eğitimi bu değil!

Uyku eğitimini ‘Bebeği yatağa koy, ağlasa da alma, kendi uyusun’ olarak anlamamak lazım öncelikle. Bir çok şekli var (Tracy Hogg, Ferber vb). Biraz okuyup araştırarak bebeğinize uygun olanı bulabilirsiniz. Bizim uyguladığımız bir yaşına kadar uygulanabilecek eğitimlerden; okuduğumuz bir kaç kaynağa göre adapte ettik kendimize. Bir yaşından sonra daha farklı eğitim yöntemleri giriyormuş devreye ama o kısmı bilemiyorum (umarım gerek de kalmaz.).

Bütün eğitimlerin kilit noktası bir rutin oluşturmak; hem gündüz hem gece. Biz önceliği geceye verdik, gündüz o kadar sıkı tutamıyoruz ama doğru olan ikisinde de uygulamak. Gece rutini herkese göre değişebilir; kimisi banyo içerir, kimisi masal okuma (bizimkisi aşağıda yazıyor). Önemli noktası rutin bitip, bebek yatağa konulduğunda karnı tok olmalıymış, altı temiz olmalıymış, hasta olmamalıymış ve o gün yeterince hava almış ve hareket etmiş olmalıymış. Bunlar tamamsa uyumaması için tek sebep naz yapmak oluyor sanırım 🙂

4,5 aylıkken yaptığımız rutin şu şekildeydi:

  1. Müzikle beraber bir kızımla dans ediyoruz.
  2. Sonra öbürünün alt değişimi yapılırken diğer kızımla dans ediyoruz. (Tek bebeği olanlar bu aşamadan önce banyo da yaptırabiliyorlar. İlk aylardaki uyku eğitiminde bence banyonun sakıncası yok ama biraz daha büyüdüklerinde her gün banyo bence iddialı. Her gün yapmaya erinmeyeceğiniz rutin seçmelisiniz.)
  3. Sonra mamalarını yedirmeye başlıyoruz. Bu aşamada zaten biraz gözleri kapanıyor ama uyumamaları gerek.
  4. Sonrasında iyi geceler dileyerek, uyuması gerektiğine dair birkaç sözcük söylüyoruz.
  5. Bu kısma kadar harika geldik değil mi? Asıl eğitim bundan sonra başlıyor. Defne ilk 2 gün eğitim yaptığımızı anlayamadı! Hemen daldı şapşal 🙂 , ama 3. gün 20 dakika ağladı. Zeynep ilk 2 gün ağladı ama 3. gün çok az bir naz yapıp daldı. 4. güne geldiğimizde yatağa koyduk ve birkaç aaaa eeee sesinden sonra ikisi de uyudu. 5. gün bu sesler de olmadı. Emziği verdiğimiz gibi kıçlarını dönüp uyudular ikisi de.
  6. İlk gün isterseniz yanında onunla beraber yatın hiç fark etmez. Önemli olan yatma vaktinin geldiğini anlaması. Biz başlarında durduk sadece. Çok dayanılmaz ağlarlarsa alıp sakinleştirip tekrar bırakabilirsiniz; buradaki kriter de asla kucağınızda uyumamalı. İkinci gün, başlarında durmak yerine daha uzak bir mesafeden izleyin. Üçüncü gün kapıda durun. Dördüncü gün odadan çıkın 5 dakikada bir kontrole gelin. Ama biz üçüncü günden sonra uyuyana kadar kapıda dinlemekten başka bir şey yapmamıştık.

10 aylıkken yaptığımız rutin:

  1. Artık katı gıda yiyebildikleri için akşam yemeğinden bir süre sonra direkt başlıyoruz rutine.
  2. Ardından el, ağız ve yüz yıkama ile diş fırçalama geliyor. Yüz yıkama yazdan kalma bir alışkanlık ama bırakmadık, çünkü akşam yemeği sırasında oldukça batırıyorlar el ve yüzlerini, temizlemek mantıklı oluyor. Diş fırçalama rutini de önemli, Dörder dişleri var ve çıkmaya devam edecek gibiler, akşam yedikleri, mama ya da anne sütü dişlerin çürümesine sebep oluyor. Aman diyim siz de atlamayın dişleri fırçalamayı. Fırçalamak demişken, şimdi sadece bir bezle siliyoruz, diş fırçası için daha erken.
  3. Sonrasında odalarına geçiyoruz, müziği başlatıyoruz yine ve birimiz alt değiştirirken, diğeri herkese iyi geceler diliyor 🙂 Odamızda Maymun, Zürafa, kuş, kiraz, aslan, bulut vb. yapıştırmalar var. Bunlara tek tek iyi geceler diliyoruz, pat pat pat vuruyoruz gardroba. Ardından sıra değişiyor ve diğer bebek aynı şeyleri yapıyor.
  4. Sonra müzik ve ışık kapanıyor. Son bir kez daha o gün gördükleri kişilerin, hayvanların ve nesnelerin uyuduklarını söylüyoruz. Sonra birbirimize iyi geceler diliyoruz ve yataklarına yatırıyoruz.
  5. İlk gün her ikisi de ortalama 45 dakika ağladı. Sonra dayanamayıp uyudular. İşte tam bu noktada ilkinde yaşamadığımız kadar duygulandık gözlerimiz doldu, kendimizi sorguladık, neden çocuğumuza bu işkenceyi yapıyoruz dedik, bir eşim bana sarıldı bir çocukları aldık sarıldık, sakinleştik. Kendimize hep şunu hatırlattık, her gün düzensiz saatlerde uyumalarından ve çoğu gece uyumamak için ağlamalarındansa 3 gün ağlamalarına katlanabiliriz. 
  6. Öyle de oldu. İkinci gün 20 dakika, üçüncü gün 5 dakika nazlandıktan sonra uyudular.
  7. Dördüncü gün yine bir mucize oldu ve yatağa koyduğumuzda hiç sesleri çıkmadı. Önemli olan hemen uyumaları değil, burada önemli olan uyku vaktinin geldiğini bilmeleri ve sessizce yataklarında uykuya dalmaya çalışmaları ki zaten uykuları oluyor genelde hızlıca uykuya dalıyorlar. Beşinci gün de hiç ses çıkmadı.
  8. Sonraki günler tabii ki rutin hep istenildiği gibi gitmeyebiliyor. Bir rahatsızlıkları varsa ya da burunları tıkanıksa pek uyuyamadı minik kızlarım ama genelde rutin işe yaradı şimdiye kadar ve ilk yatağa koymalarımızda hiç sesleri çıkmadı.

Güzel bir haber daha vereyim. Rutini birkaç hafta sadece anne ve baba olarak siz yapmalısınız ama bir kere alıştıktan sonra kimin yaptığına bakmaksınız işe yarıyor. En azından bizim kirazlarımızda işe yarıyor :). Yani ben bazen tek de yaptım rutini, bazen bakıcımız ile de yaptık, sıkıntı yaşamadık. (Lakin anneanneden kopamadıkları için onunla rutin yapmıyoruz, arıza çıkarıyor manyaklar.)

Uyku eğitimi sadece bebekler için değil, siz de bir düzene giriyorsunuz. Akşam yemeklerinizi genelde 8’den önce yemiş oluyorsunuz, bebekler uyuduktan sonra tüm akşam size kalıyor ya da bakacak birini bulursanız dışarı bile çıkabilirsiniz. Yani günün yorgunluğunu ve stresini, hem bebeklerle birkaç saat vakit geçirerek hem de sonrasında kendinize vakit ayırarak atmış oluyorsunuz. Daha iyisi düşünülebilir mi?

Bebeklerini hala kendi yataklarında yatıranlara artık hiçbir söz söylemiyorum, Allah sizi bildiği gibi yapsın. Hem karı koca olarak ilişkinize, hem de bebeğin gelişimine ne kadar zarar verdiğinizin farkında bile değilsiniz. Yoksa kim istemez sıcacık ve minicik bir bebeğe sarılarak uyumayı, ama siz ebeveyn olarak, o kendi kararlarını verene kadar onun için doğru olan kararı vermekle yükümlüsünüz ve emin olun doğru karar sizle yatması değil. Arada hasta olursa, alın size fırsat, alın yatağınıza birkaç gün sizle yatsın, siz de doya doya sarılın. (Birkaç günü geçirmemek lazımmış, malum alışmasın.) Bebeklerin bir rutine alışmaları genelde 1 hafta alıyormuş. Yani yatağınıza 1 hafta alırsanız yeniden başa dönebilirsiniz benden söylemesi.

Şimdi gelelim kafanızda beliren bazı soruların cevaplarına:

Gece uyanırsa ne yapmalıyız? 

Eğer gece beslemesi bitmediyse bir ya da birkaç kere uyanabilirler. Besleyip hiç uyandırmadan yatırmak en hayırlısı (Dreamfeed diyorlar buna.). Eğer gece beslemesi bitmişse de susamış olabilir o zaman su verilebilir ya da basitçe pışpışlanabilir; tavsiyem bunu baba yapsın, anne yapınca bizde hep arıza çıkardılar.

Rutin her zaman istenildiği gibi gidiyor mu? 

Hayır. O gün gündüz iyi uyumamışlarsa, ya da akşam uykularından altıdan önce kalkmamışlarsa, ya da başka bir yerdeyseniz, ya da hasta olmuşlarsa (‘ya da’ları istediğiniz gibi fazlalaştırabilirsiniz.) daldıktan sonra kalkabiliyorlar. Mesela bizde 15. günde Defne’nin uyumayası tuttu. Odaya girmek gibi bir hata yaptık emziği vermek için ama beni görünce daha da bağırmaya başladı. Kucağıma aldım, sakinleştirdim, emziği verdim ve çıktım. Sonra bir 15 dakka daha mızıklandı ama uyudu. Her zaman harika gitmeyebilir ama önemli değil, her gün sıkıntı olmasındansa ayda bir olmasında sakınca yok.

Burada bir parantez açayım ve şu önemli bilgiyi tekrar edeyim: Bebekler genelde anneye naz yapıyorlar. En azından bizimkiler öyle. Biz hep beni nöbetçi bıraktık uyku eğitiminde odaya giren, emzik veren ya da başlarında bekleyen olarak. Çünkü annelerini görünce daha da feci oldular hep. Tek istisna, ikisi aynı anda kalkmışsa mecbur anneleri de gelip pışpışlıyordu akşamları, yoksa birbirlerini uyandırıyorlardı.

Öğlen ve ikindi uykularında nasıl yapacağız? 

Açıkçası biz bir rutin yapmıyoruz bu uykularında; rutin yapmıyoruz derken, kucakta sallama, ayakta sallama vb. şeyler de yapmıyoruz tabii ki. Emziği verip pışpışlıyoruz. Gece iyi uyumaları için gündüz de bir miktar uyumaları şart (yaşlarına göre gündüz uyku süresi değişebiliyormuş). Rutin de yapacağız ama gündüz uykusunu teke indirmeyi bekliyoruz.

İlk haftalarda eve birileri gelebilir mi?

Bizim okuduğumuz kaynaklarda ilk hafta misafir kabul etmeyin ve bir yere gitmeyin diyor. Rutinlerini bozmamak bu süreçte önemli. Evde birileri olunca etkileniyorlar gerçekten.

Alışmak ne kadar sürüyor?

Bizde 3-4 gün aldı her iki seferde de, her iki kızımızda da. Ama 1 hafta süreni de duydum. İlk günkü ağlama 50 dakika sürdü bizde, tüm gece olanı da duydum. Bebekten bebeğe değişiyor.

Dinlettiğiniz müzik nedir?

Tchaikovsky: Waltz of the Flowers from The Nutcracker (Çok sevdiğiniz bir müziği asla seçmeyin, bıkarsınız yazık olur. Bu çok dinlediğimiz bir müzik değildi eskiden ama tam amacına hizmet ediyor; ayrıca sıkmıyor bizi.)

Gerçekten bırakınca kendi kendine uyuyorlar mı? 

Evet 🙂

 

Bu arada, yapılan bu eğitim atla deve bir şey değil. Eğitim olarak yapmasanız bile hayatlarının belli bir düzene oturtmanın bebeklere faydası var, bebek dediğimiz canlılar rutin seviyor. İlk 3-4 ay ne kadar zordu bir de bize sorun iki bebekle… uyku rutini bizim için kurtarıcı olmuştu. Umarım cesaret edemeyenlere de bu yazım teşvik edici olur.

Maymun uyudu, Zürafa uyudu, anneanne uyudu, dede uyudu, dayı uyudu, teyzeler uyudu, amcalar uyudu, ağaçlar uyudu, kuşlar uyudu, salıncak uyudu, abaküs uyudu herkes uyudu kızım…

uykucular

Herkese iyi geceler…

(Yazının en can alıcı kısımlarında eşimden bolca yardım aldım, sonuçta hayat müşterek değil mi? 🙂

Bir de bizim uyguladığımız yöntemin orijinal yazısı da şurada: Beşer Yapım Bakım Onarım Uyku Eğitimi )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir